Ticari araç şoförlüğü yapmak, dışarıdan bakan birinin sandığı gibi sadece gaza ve frene basmaktan ibaret değildir. Hele ki trafiğin hiç durmadığı, stresin tavan yaptığı bir şehirde direksiyon sallıyorsanız, o koltukta harcadığınız mesai ömürden ömür alır. Artan yakıt fiyatları, sanayi masrafları, yedek parça derken şoför esnafının kafasında zaten bin türlü hesap dönüyor. Hal böyle olunca, arabanın bakımını zar zor yaptıran esnaf, sıra resmi evrakları yenilemeye geldiğinde “şimdi masraf çıkmasın, idare ederim” diyerek işi mecburen askıya alıyor. Ama işte o “idare ederim” mantığı, günün sonunda hesabı çok daha ağır bir şekilde önümüze koyabiliyor.
Özellikle şoförler arasında efsaneye dönüşen ve sürekli ertelenen işlemlerin başında zorunlu psikoteknik değerlendirmesi geliyor. Çoğu kaptanımız bu süreci gözünde adeta bir kâbus gibi büyütüyor. Sanki sabahtan akşama kadar hastane polikliniklerinde sıra beklenecek, iğneler vurulacak, kan verilecek gibi yanlış bir algı var. Aslında olay tamamen farklı.
Bu işlem tıbbi bir hastalık araması değil; sadece yorgunluğa karşı direncinizi, ani reflekslerinizi ve dikkat sürenizi ölçen cihazlı bir test. Yıllardır yolların kurdu olmuş, aynaya bakmadan bile arkasındaki aracı hisseden tecrübeli bir şoförün bu ekrandaki simülasyonda başarısız olması zaten pek mümkün değil.
“Nasılsa polis durdurmuyor, cebimdeki SRC kartım her şeye yeter” diye düşünmek ise yapılabilecek en büyük hata. Diyelim ki yolda rutin bir uygulamaya denk geldiniz ve memur evraklarınızı istedi. Sistemde geçerli bir psikoteknik belgesi bulunmuyorsa, o çok güvendiğiniz ve cüzdanınızın baş köşesinde taşıdığınız SRC’nin hiçbir geçerliliği kalmıyor.
Sadece evinize yüklü bir trafik cezası gelmekle de bitmiyor iş. O an altınızdaki araç, yani evinizin rızkını kazandığınız ekmek tekneniz anında trafikten men ediliyor. Gözünüzün önünde çekiciye yüklenip otoparka götürülmesi bir yana; çekici ücreti, otoparkın günlük kirası ve o gün iptal olan işlerinizin zararı üst üste bindiğinde, küçük bir ihmal devasa bir borca dönüşüyor.
Bu kadar büyük bir stresi çekmeye ve kazancınızı çöpe atmaya gerçekten hiç gerek yok. Artık bu işlemleri eziyet olmaktan çıkaran, esnafın halinden anlayan profesyonel kurumlar var. Bağcılar Psikoteknik gibi işi sadece bu olan merkezlere gittiğinizde, eski usul o yorucu bürokrasiden eser kalmıyor.
Çayınızı yudumlarken sadece bir saatinizi ayırarak uzman psikologlar eşliğinde bu süreci tereyağından kıl çeker gibi hallediyorsunuz. İşlem biter bitmez de doktor onayı yapılıp sonucunuz aynı gün e-Devletinize işleniyor. Kısacası, ufak bir zaman ayırıp kafanızı rahatlatmak sizin elinizde. Yollarda zaten bin türlü dertle uğraşıyorsunuz, bir de evrak yüzünden canınız sıkılmasın. Direksiyonunuz sağlam, tekeriniz düz bassın!




